Evlilik dönemine geçiş yapıldığı zaman bireylerin yaşamlarında belli değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler bazen yapıcı bazende yıkıcı olabilir. Evlilikte yaşanan sorunlar bireylerin özveri ve birbirlerini anlamaları ile kolayca çözüme kavuşabilir.

Böyle zamanlarda evliliği sarsmayacak davranışlarla ilerlemek aradaki iletişimi korur. Ancak sadece iletişimi korumak tek başına evlilikte yaşanan sorunlar için yeterli çözüm değildir.

Evlilikte 3 “S” Kuralı: Sevgi, Saygı, Sadakat

Bir evliliğin temelini oluşturan sevgi, saygı ve sadakat üçlüsü evlilikte yaşanan sorunlar ve bu sorunların üstesinden gelmek için kullanılan en etkili kavramlardır. Bu üç kavram birbiriyle bağlıdır ve biri olmadan diğerleri tam olarak yerine getirilemez. Ancak genel olarak en temel kavram karşılıklı saygıdır. Bireyler birbirlerine saygı duyuyorsa aradaki sevgi artarak devam eder ve birbirlerine sadık kalırlar. Sonrasında sevgi kavramını anlayarak hareket etmek gerekir. Sevgi, sevilen kişiyi olduğu gibi kabul etmeyi gerektirir. Karşı tarafı değiştirmeye çalışmak, olduğu gibi sevmemek sevgi bağı kurmayı zorlaştıracaktır.

Bireysel Yaşam Alanı

Temel olarak Evlilikte yaşanan sorunlar ve aynı zamanda sorunların çözülmesine yardımcı olan şeylerden biri de yaşam alanlarıdır. Evlilikte sürekli birlikte olmak, bireysel yaşam alanı oluşturmamak bir süre sonra iki tarafı da bunaltmaya başlayacaktır ve farkında olmadan da olsa hiç yoktan sorunlar oluşacaktır. Evlilikte biraz nefes alacak kadar yalnız kalabilmek, toplumlarda bireysel olarak bulunabilmek var olan sorunları çözüme kavuştururken yardımcı olacaktır.

Çiftler Arasındaki Kıskançlık

Bireyler birbirlerine yaşam alanı tanımıyorsa kıskançlık hakimdir. Kıskançlık bir noktaya kadar sahiplenme güdüsü içerse de bir noktadan sonra güvensizlik ve kısıtlama içerir. Kıskanılan taraf yalnızken bile kendini kısıtlı hisseder ve böyle bir durumda bireysel yaşam alanının bir anlamı yoktur. Kıskançlığın azalmasına yardımcı en etkili ilaç güvenmektir. Güvenin olduğu yerdeki kıskançlık kendiliğinden tatlı bir hale gelecektir.

  Evlilik Gerçekten Aşkı Öldürüyor mu?

Evlilikte Cinsellik

Cinsellik evliliğin en önemli konuları içerisinde yer alır. Cinsellikte en önemli unsur konuşabilmektir. Cinselliği konuşabilen çiftler, normal hayatlarında da her şeyi konuşarak çözmeye çalışırlar. Evliliğin ilk zamanlarında cinsel hayatın ön planda olması sürekli öyle olması gerektiği algısını yaratır. Evliliğin ilk altı ayından sonra cinsel isteğin normale dönmesi bireyler arasında soğukluk gibi algılanır ve bu durum konuşulmadığı zaman evlilikte yaşanan sorunlar büyük bir sorun haline gelir. Konuşmak cinsel hayatla ilgili her türlü sorunun çözümü olacaktır.

Evlilikte Aile Bireylerinin Önemi

Evlilikte en çok sorun yaşanan konu ailelerin birbiriyle olan sorunlarının içerisinde kalmaktır. Aileler şehir, genel kültür, gelenek görenek farklılıkları sebebiyle birbirlerine ters düşebilirler. Böyle durumlarda iki birey de ailesinin dışında kalmalı ve birlikte başka bir aile kurduklarının bilincinde olmalıdır. Ailenin hiç bir bireyi evlilikteki üçüncü birey olarak dahil olmamalı ancak dışarıda da kalmamalıdır. Bu dengeyi kurmak çiftlerin konuşarak ortak bir davranış biçimini benimsemesiyle mümkün olur.

Evlilikte birçok sorun farklı şekillerde meydana gelebilir. Önemli olan saygılı ve dürüst olabilmek, konuşabilmek, dinleyebilmek ve anlayış gösterebilmektir.

Yorumlar

Başka Makale Yok
%d blogcu bunu beğendi: